İdare hukuku, kamu gücünün bireyler ve şirketler üzerindeki işlemlerini denetleyen, hukuk devleti ilkesinin en somut yansıması olan bir hukuk dalıdır. Kamu idareleri tarafından tesis edilen işlemler; bireylerin mülkiyet hakkını, çalışma hayatını, ticari faaliyetlerini ve temel özgürlüklerini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle idare hukuku uyuşmazlıkları, zamanında, teknik ve stratejik bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Avrasya Hukuk Bürosu, idare hukuku alanında müvekkillerine yalnızca dava açma hizmeti sunmaz; idari sürecin tamamını analiz eden, hukuka aykırı işlemleri tespit eden ve kamu gücü karşısında müvekkillerini etkin şekilde koruyan bütüncül bir hukuki yaklaşım benimser. Amacımız, idarenin keyfi veya hukuka aykırı uygulamaları karşısında müvekkillerimizin haklarını en güçlü biçimde savunmaktır.
Avrasya Hukuk Bürosu, idare hukukunun tüm alt alanlarında kapsamlı ve etkin hukuki destek sunmaktadır.
İdari işlemler, hukuka aykırı olması hâlinde iptal davasına konu edilebilir. Bu davalarda; Yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırılık, Ölçülülük ve kamu yararı ilkelerinin ihlali, Usule aykırı tesis edilen idari işlemler ayrıntılı biçimde değerlendirilir ve süresi içinde dava açılması sağlanır.
İdarenin işlem veya eylemleri nedeniyle kişilerin maddi veya manevi zarara uğraması hâlinde tam yargı davası açılabilir. Bu kapsamda; Maddi zararların tazmini, Manevi tazminat talepleri, Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk halleri hukuki çerçevede ele alınır.
İdari para cezaları, çoğu zaman hukuka aykırı veya ölçüsüz şekilde uygulanabilmektedir. Bu tür cezalara karşı; İdari itiraz yollarının tüketilmesi, İptal davalarının açılması, Yürütmenin durdurulması talepleri ile müvekkillerin hakları korunur.
Kamu ihaleleri, teknik ve sıkı usullere tabi süreçlerdir. Bu alanda yapılacak en küçük hata, ciddi hak kayıplarına yol açabilir. İhale sürecine itirazlar, İhale dışı bırakma işlemleri, Kamu İhale Kurumu başvuruları, İhale iptali davaları profesyonel şekilde yürütülür.
Kamu görevlilerinin atanma, disiplin, görevden alma ve özlük haklarına ilişkin uyuşmazlıklar idare hukukunun önemli bir alanını oluşturur. Disiplin cezalarına itiraz, Görevden uzaklaştırma ve ihraç işlemleri, Atama ve yer değiştirme uyuşmazlıkları hukuka uygunluk çerçevesinde değerlendirilir.
İdare hukuku alanında doğru zamanda ve doğru yöntemle sağlanan hukuki destek, bireylerin ve şirketlerin kamu gücü karşısında hak kaybına uğramasını önleyen en temel unsurdur. Avrasya Hukuk Bürosu olarak, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunu yalnızca şekli açıdan değil; yetki, sebep, konu, amaç ve ölçülülük ilkeleri çerçevesinde kapsamlı biçimde değerlendiriyoruz. Kamu kurumları tarafından tesis edilen iptal edilebilir işlemlere karşı süresi içinde ve doğru hukuki gerekçelerle başvuru yapılmasını sağlıyor, tam yargı davaları yoluyla uğranılan maddi ve manevi zararların tazminini hedefliyoruz. İdari para cezaları, ruhsat ve izin işlemleri, kamu ihaleleri, memur ve kamu personeline ilişkin uyuşmazlıklar gibi alanlarda; süreci yalnızca dava açma aşamasıyla sınırlı görmeyip, başvuru, itiraz, savunma ve yargılama evrelerinin tamamını stratejik bir bütünlük içinde yönetiyoruz. Bu yaklaşım sayesinde müvekkillerimiz, idarenin keyfi veya hukuka aykırı uygulamaları karşısında etkili bir hukuki koruma altına alınırken; hak arama süreci öngörülebilir, denetlenebilir ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşur.
İdare hukuku, kamu idaresinin bireyler ve şirketler üzerindeki işlem ve eylemlerini düzenleyen ve denetleyen hukuk dalıdır. Bakanlıklar, belediyeler, valilikler, üniversiteler ve diğer kamu kurumları tarafından tesis edilen işlemler idare hukukunun konusunu oluşturur. Ruhsat işlemleri, idari para cezaları, kamu ihaleleri, memur disiplin işlemleri ve kamulaştırma gibi birçok alan idare hukuku kapsamındadır.
İdari işlem, kamu idaresinin kamu gücüne dayanarak tek taraflı iradesiyle tesis ettiği işlemdir. Hukuka aykırı olduğu düşünülen idari işlemler iptal davasına konu edilebilir. Ancak her işlem için dava açılabilmesi belirli şartlara bağlıdır. İşlemin kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olması gerekir. Hazırlık işlemleri kural olarak dava konusu edilemez.
İdari işlemlere karşı dava açma süresi genel olarak 60 gündür. Bu süre, işlemin kişiye yazılı olarak tebliğ edilmesiyle veya işlemin öğrenilmesiyle başlar. Süreler hak düşürücü niteliktedir. Sürenin kaçırılması hâlinde dava açma hakkı tamamen kaybedilir. Bu nedenle idare hukuku uyuşmazlıklarında zamanlama hayati öneme sahiptir.
Yürütmenin durdurulması, idari işlemin dava sonuçlanıncaya kadar uygulanmasının geçici olarak durdurulmasıdır. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için: İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması, İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu talep, idare hukuku davalarında en kritik hukuki koruma araçlarından biridir.
İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin ortadan kaldırılmasını amaçlar. Tam yargı davası ise idarenin işlem veya eylemi nedeniyle uğranılan maddi veya manevi zararların tazminine yöneliktir. Bazı durumlarda her iki dava türü birlikte veya ayrı ayrı açılabilir. Doğru dava türünün seçilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
İdari para cezalarına karşı, öncelikle ilgili mevzuatta öngörülen idari başvuru yolları tüketilmelidir. Ardından iptal davası açılabilir. Bazı idari para cezalarında sulh ceza hâkimliğine başvuru söz konusu olabilir. Ceza türüne göre yanlış başvuru yapılması hâlinde hak kaybı yaşanabilir. Bu nedenle hukuki destek alınması önemlidir.
Kamu ihalelerinde; İhaleye katılımın engellenmesi, Değerlendirme dışı bırakılma, İhalenin iptali, Sözleşme sürecindeki hukuka aykırılıklar dava konusu edilebilir. Kamu ihaleleri hukuku, süre ve usule sıkı şekilde bağlıdır. Yapılacak küçük bir hata, başvurunun reddine neden olabilir.
Evet. Uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memuriyetten çıkarma gibi disiplin cezalarına karşı idari dava açılabilir. Disiplin cezalarının hukuka uygunluğu; savunma hakkı, deliller ve orantılılık ilkesi çerçevesinde denetlenir. Hukuka aykırı disiplin cezaları iptal edilebilir.
Kamulaştırma işlemleri, mülkiyet hakkına doğrudan müdahale niteliği taşır. Kamulaştırmanın hukuka aykırı olması hâlinde iptal davası açılabilir. Ayrıca kamulaştırma bedeline itiraz ve bedel artırımı davaları da mümkündür. Kamulaştırma davaları teknik ve uzmanlık gerektiren süreçlerdir.
İdare mahkemelerinde açılan davaların süresi, davanın türüne ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Ortalama olarak idari davalar 1–2 yıl sürebilir. Ancak yürütmenin durdurulması kararı alınması hâlinde, dava sonuçlanmadan müvekkil lehine önemli bir koruma sağlanabilir.
Sorularınız, danışma talepleriniz veya hukuki ihtiyaçlarınız için bizimle dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz. Telefon, e-posta veya iletişim formu üzerinden hızlı bir şekilde dönüş yapıyoruz.
Uluslararası standartlarda, çok dilli ve güvenilir hukuki danışmanlık.